Diyet


23/9/2007 ·

Diyet yaparken karşılaştığımız sorunlardan biri de, neyi ne kadar yiyeceğimiz. Günlük almamız gereken kalori ve yağ miktarından, karnımız açlıktan kazındığında ne yiyeceğimize ya da kalsiyum ihtiyacımızı mutlaka sütten mi alacağımıza kadar pek çok soru aklımızı kurcalar.

İşte, diyetle ilgili en çok sorulan sorular ve yanıtları:

1- Yumurta kolesterol açısından kötü mü?:
Yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor.

2- Günde kaç kalori almalıyım?:
Öncelikle, dengeli bir beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori daha eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve bu kişinin, haftada bir kilo vermek istediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın.

3- Kilo vermek isterken günlük almam gereken ortalama yağ miktarı ne kadardır?:
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günlük aldığınız kalori miktarının yüzde 15'i, diyet yapıyor olun veya olmayın her iki halde de yağlardan sağlanıyor. Bu miktar; kalp krizi, obezite ve diyabet riskini en aza indirmek için yeterli. Sözgelimi, bin 500 kalorilik bir diyet yapıyorsanız alabileceğiniz yağ miktarı 50 gramla sınırlı.

4- Karbonhidrat niçin egzersiz için de büyük önem taşır?:
Vücudumuzda glikojen olarak depolanan karbonhidratlar, kas gücünü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca, aşırı olmamak kaydıyla vücudumuzda depoladığımız yağlar da aynı etkiyi gösterir. Kas gelişiminde önemli rol oynayan glikojeni vücudunuza tedarik edebilmek için, egzersiz çalışmalarınız sonrası karbonhidrat içeren yiyeceklerden yemelisiniz. Mesela 90 dakikalık bir egzersiz sonrası, fırınlanmış patates, bir porsiyon meyve veya kepekli krakerler iyi birer seçim.

5- Kahvede bulunan kafein kemiklerimi zayıflatır mı?:
Hayır. Çok aşırı miktarda kahve içmiyorsanız böyle bir durum söz konusu değil. Gene de kafeinin kemikleriniz üzerindeki zararlı etkilerinden endişe duyuyorsanız, kahvenizi sütle içmeyi deneyin.

6- Yüksek tansiyon problemim yoksa tuza dikkat etmeme gerek var mı?:
Tuz, şeker ve un, üç zararlı beyaz. Bu nedenle, kullanacağınız tuz hep az olmalı.

7- Besleyici değerleri bakımından vücudum için en yararlı 5 sebze hangisi?:
İster koyu yeşil olsun isterse kırmızı, isterse portakal rengi veya sarı, bütün sebzeler harika birer besleyici ve vücudumuzu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyorlar. Herbirinin ayrı yararları olmakla birlikte, düzenli olarak alındıklarında vücudumuz için en yararlı sebzeler şunlar:
Ispanak, iyi bir folik asit kaynağı, kansere karşı koruyucu etkisi var, A vitamini ve kalsiyum içeriyor; havuç, mükemmel bir A vitamini kaynağı; tatlı patates, A ve C vitaminleri içeriyor; brokoli, A ve C vitaminleri ile folik asit içeriyor; sarımsak, kansere karşı etkili pitokimyasallar içeriyor.

8- Hangi yiyecekler kolestrolü düşürür?:
Lif bakımından zengin sebzeler, sözgelimi yulaf, fasulye ve soyalı besinler, kolesterolü düşürüyor. Bunlar, kandaki kolesterol miktarını dengeleyici özelliğe sahip bulunuyor. Kolesterolünüz yüksekse, özellikle az yağ içeren bir diyet yapmalısınız. Aldığınız yağ miktarını azaltmak için meyve ve sebze ağırlıklı öğünler yemelisiniz ve kırmızı eti azaltmalısınız. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden de yağsız olanları tercih etmelisiniz.

9- Günde 8 bardak su içmek neden önemli?:
Vücudumuzda oluşan en temel kimyasal reaksiyonların tümü suya gereksinim duyar. Su; sindirimde, metabolizmanın düzenlenmesinde, vücut ısısının ayarlanmasında, kan basıncında ve fitness performansında direkt etkilidir.

10- Karnım açlıktan kazındığında bunu nasıl giderebilirim?:
Bunu tamamen geçiremezsiniz; fakat kendinize en zararsız biçimde üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için, diyetisyenlerin belirledikleri stratejilerden birini deneyebilirsiniz. Dilediğiniz yiyecekten ufak miktarlarda yiyerek açlığınızı gidermeye çalışın. Canınızın çektiği yiyeceklerin benzer diyet versiyonlarından deneyin. Hala açlığınızın önüne geçemediyseniz, arkadaşlarınızla birlikte olmayı ve açlığınızı aktivitelerle unutmayı deneyin.

11- Şeker şişmanlatır mı?:
Teknik olarak yağ içermediğinden, hayır. Şeker, saf karbonhidrattan oluşur ve biz bu ihtiyacımızı aynı şekilde ekmekten, meyvelerden de karşılayabiliriz. Ama tabii ki şeker kalori içerir. Bazı şekerli yiyecekler, sözgelimi kurabiyeler ve krakerler, aynı zamanda yağ da içerir. O halde, çok fazla şekerli gıda tüketimi kısa sürede yağ birikimleri olarak vücudumuzda yerini alacaktır.

12- En sağlıklı yağ hangisi?:
Zeytinyağı kesinlikle en sağlıklı olanı. Zira, doymuş yağ oranı düşe aynı etkiyi gösterir. Kas geük, doymamış yağ oranı yüksek rafine bir yağ. Göğüs kanseri riskini azalıyor ve kolesterol üzerinde kötü etkileri bulunmuyor. Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar damar tıkanıklığına sebep olur ve böylece yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır. Hidrojene bitkisel yağ gibi kimyasal reaksiyonlardan geçirilmiş yağlar da kolesterol üzerinde kötü etkilerde bulunur. Yumuşak doymamış margarinler diyet yaparken en uygun seçim. Eğer tereyağı konusunda ısrarcıysanız, light çeşitlerini zeytinyağı ile birlikte kullanmanızda fayda var.

13- Metabolizmayı özellikle güçlendiren yiyecekler var mı?:
Hayır. Söylenildiğinin aksine, balarısı polenleri ve greyfurt da böyle bir etkide bulunmuyor. Bazı baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı hızlandırdığı doğru olsa da, bunun vücut üzerindeki etkileri oldukça zayıf. Eğer metabolizmanızı güçlendirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırma egzersizleri sizin için çok yararlı olacaktır. Kaslarınızı zorlayarak kaldırdığınız her yarım kilo için günde 35 kalori yakabilirsiniz.

14- Çok az yağ yemek mümkün mü?:
Tıpkı bir araba gibi, vücudumuz da hareket etmek için yağa gereksinim duyar. Özel olarak yağ asitleri, hücre onarımında ve yenilemelerinde de iş görür. Et, balık, fındık gibi besinlerden aldığımız yağlar, aynı zamanda hormonları düzenleyici ve sinir sistemini güçlendirici etkilere sahip. Her ne kadar çoğu uzman günlük kalori miktarının yüzde 15'inin yağdan karşılanması gerektiği görüşünde birleşse de, yapılan son araştırmalar, yüzde 10'un da yeterli olduğunu gösteriyor.

15- Acıktığım zaman neden çekilmez bir insan oluyorum?:
Kötü gününüzde olsanız dahi, dayanılmaz olmanızın sebebi, fizyolojik olarak açlığınızdan ileri geliyor olabilir. Vücuttaki kan şekeri düştüğünde, otomatik olarak kanınızdaki adrenalin ve daha birkaç hormonun işlevi de azalır ve bunun sonucu sinirlilik, kan basıncınızın artışıyla doğru orantılı olarak gerginlik görülebilir. Eğer sık aralıklarla azar azar yemek yemeye vakit ayıramıyorsanız, yanınızda bir meyve veya atıştıracak krakerler taşımanızda yarar var.

16- Hiçbir şey yemeyerek zayıflamak tehlikeli mi?:
Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır.

17- Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?:
Yapılan araştırmalar, peptik ülserin gerçek sebebinin mideye yerleşen bir bakteri olduğunu gösteriyor. Günümüzde ülser tedavisinde diyet yanında bu bakteriyi etkisiz hale getiren ilaçlar da kullanılıyor.

18- Izgaranın kansere yol açtığı doğru mu?:
Direkt olarak hayır; ama kanser riskini arttırdığı doğru. Biftek, tavuk gibi et yağları kömür üzerine düştüğünde çıkan dumanın kanserojen etkileri olduğu biliniyor. Yapılan çalışmalar, mangaldan önce etleri marine etmenin bu tehlikeyi azalttığını gösteriyor. Diğer bir sağlıklı yöntem de etleri önce mikro dalgada pişirip en son mangalda çevirerek servise sunmak.

19- Gece yatmadan önce bir şeyler atıştırmak zararlı mı?:
Gece yarısı yediklerinizi sindirmeniz iyice zorlaşır. Hele bir de yedikleriniz abur cubursa. Yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız meyve veya bir kase yoğurt yemenizi ya da bir bardak süt içmenizi öneriyoruz.

Kaynak : www.diyetuzmani.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

DİYETİNİZN RENGİ


23/9/2007 ·

Amerikalı doktor David Heber’e göre, besinler 7 renk grubuna ayrılıyor ve her birinin ayrı işlevi var. Bu renk gruplarına göre yiyerek kanserden bile korunmak mümkün. Listeyi gözden geçirin, hayatınıza yeni bir yön verin.

·  Mor: Bu besinler çok güçlü antioksidan, yani sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyucu maddeler içeriyor. Kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıyor. Patlıcan, böğürtlen, üzüm, şarap, kırmızı lahana, mürdüm eriği.

·  Kırmızı: Kansere karşı güçlü bir kalkan olan ve prostat kanserine karşı koruduğu ispatlanan likopen maddesi içeriyor. Domates, karpuz, kan portakalı.

·  Turuncu: Sağlıklı gözler ve sağlıklı bir cilt için gerekli olan betakaroten maddesi bulunuyor. Hücreleri zararlı maddelerden koruyor. Kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı.

·  Sarı-turuncu: Beta - cryptoxanthin adındaki çok güçlü bir antioksidan madde içeriyor ve hücreyi yaşlanmaya karşı koruyor. Limon, portakal, armut, mandalina, greyfurt.

·  Sarı-yeşil: Lutein adlı antioksidan madde içeren bu sebzeler, katarakt gibi çeşitli göz hastalıklarına karşı savaşıyor. Kabak, salatalık, bezelye, kivi, kıvırcık salata, ıspanak, bakla, avokado.

·  Yeşil: Toksinlerden arındırıcı özelliği var. Karaciğerin salgıladığı faydalı enzimlerin miktarını artırıyor. İçerdikleri flavanoidler sayesinde kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyor. Brokoli, lahana, Brüksel lahanası.

·  Beyaz: Alisin ve flavanoidleri içeren beyaz renkli besinler, çeşitli hastalıklara ve tümörlere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor, A vitamini içeriyor. Pırasa, turp, sarmısak, mantar, soğan, kereviz.

 

www.diyetuzmani.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

REKLAMIN BÖYLESİ:))))


23/9/2007 ·

Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalısmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapsırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.

İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?

İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.

Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.

Sakın bu oyuna düşmeyin.


Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş,sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.

Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan,çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.

Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acayip zerzevat ile acayip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin.

 

Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!  

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

HOAX NEDİR?


23/9/2007 ·

Hoax, birisinin milleti korkutmak yada eğlenmek amacıyla yazdığı uydurma bir hikayedir.
Bunların birçoğu ingilizce olarak doğarlar, "akıllının biri" oturur tercüme eder, ve Türkiye'ye yayar.
Bu gibi emailler herkesin hem vaktini alır, hem de lüzumsuz yere sistem kaynaklarını israf ederler.
(Hatta tehlikeli bile olabilirler -- KFC hakkındaki uydurma hikaye yüzünden insanlar KFC'nin önünde gösteri yapmışlar) 
 
Hoax (sahte) mesajları anlamanın birkaç yolu
"İstanbul'da Falanca nın başına gelmiş" türünden kontrolü yapılamayacak isimler,
"Sahte otoritenin sesi: "CNN de yayınlandı" yada " Microsoft uyarıyor" türünden
normalde virus uyarısı yapmayan şirketlerin sözlerini içermesi.
Gerçek virüs/worm uyarıları için:
www.symantec.com yada www.mcafee.com ya bakabilirsiniz..
"Tanıdığınız herkese gönderin!!" lafı.
Virüslerden korunmanin yegane yolu, falanca mesaji açmamak değil, iyi bir antivirüs
programı kurmak, ve bu programın sürekli güncel kalması için update lerini uygulamaktır.
Sık Rastlanan Bazı Asılsız Hikayeler:
1000 kisiye gönderirseniz, microsoft/disney/ibm/falanca size bedava bir tatil/uçak/yazılım/vs. gönderecek! (Halbuki email sayacak bir teknoloji dünyada yok)
"uyandığımda buz dolu bir kuvetin içindeydim, ve böbreğim yerinde yoktu!!" (Herhangi bir yerde olduğuna dair bir kanıt yok)
Üzerine oturunca bir acı hissettim, iğnenin yanındaki kağıtta "AIDS'liler arasına hoş geldin!" yazıyordu. (Asılsız)
Yeni Türk Lirasının uzerinde "Republic of Turkey" yazacak! (Yok canım, bak - yazmıyor.) Bu pulların uzerindeki LSD, yalayanları LSD bağımlısı yapıyor! (Asılsız)
Falanca kuruluşun dediğine göre, yalnız başınıza kalp krizi geçirirseniz, şunları yapın. (Falanca kuruluş tarafından bol miktarda yalanlandı.O dedikleri şey, sadece çok özel bir durum içinmiş, ve onun yerine yere uzanmak daha iyiymiş)
Plastikler ısıtılınca/soğutulunca kanser yapıyor! (Asılsız)
Başlığında "good times/vacation/ben saftirikim/vs" yazan hiçbir emaili açmayın! (Asılsız)
Bu mektubu 10 kişiye göndermezseniz suratınızda sivilceler çıkar/başınıza kötü şeyler gelir/köpeğiniz evden kaçar/vs! (Eskiden postayla gelirdi saadet zinciri mesajları. Şimdi modern teknolojiye geçtiler)
Falanca hastanede yatmakta olan kanser hastası kız/kalp hastası oğlana kartpostal/email/vs gönderin.(Son 10 senedir falan yatıyor herhalde hastanede!.Aynı email dolaşıp duruyor da.)
Deodorantlar kanser yapar! (Kullanmamak ise çevredekileri.. Iyyk )
Aspartame de kanser yapar! (Hayır ama sakarin, normal dozun 3000 misli verildiğinde farelerde kanser yapmış hakkaten.Ama o kadar sakarin içerseniz herhalde kanser yerine başka birşeyden ölürsünüz!)
Hatta, aşağıdaki maddelerin hepsi kanser yapar (E001, E002, E003.. aklınıza gelen her rakamı ekleyebilirsiniz)
Neiman-Marcus Kurabiyesi! (Neumann-Marcus sitesi yalanlıyor. Ama tarif lezzetli!)
Kuran'da ikiz kuleler saldırısı yazılıydı! (Sanmıyorum)
Haa, Helyum da kanser yapar! (Hayır ama gazı içinize çekerseniz, bir süre donald duck gibi konuşabilirsiniz. Deneyin matraktır !)
Windows aletinizde virus var; hemen sulfnbk.exe dosyasini silin! (Onu silin, windows gümlesin. Aslında bir sistem dosyasının ismi)
Hastaneler birleşmiş, ortak bir 444-0911 numarası edinmişler. (Özel bir şirketin numarası bu halbuki)
"Bu e-mail size şans getirmesi için gönderilmiştir."
(Peki, teşekkür ederim. Hem bilgisayar hem batıl itikat aynı anda olabilir mi?
KFC (Kentucky Fried Chicken) garip tavuklar üretiyormuş(Asılsız hikaye - resimleri gösterilen tavuklar doğal ve nadir bir tür - tüysüz!) !
MSN paralı olacakmış, bunu 18 kişiye yollayın, yeşil adam mavi olacak. (Yok canım daha neler)
..vs..vs.. yeni bir hikaye gelirse, bana da bildirirmisiniz? Listeme ekleyeyim.. 
Uydurma hikayeleri arşivleyen site adresleri:
http://hoaxbusters.ciac.org
http://www.symantec.com/avcenter/hoax.html
http://www.hoaxbuster.com
http://vil.mcafee.com/hoax.asp 
 
Not: Alıntıdır. (HE)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Gençleri Anlamak:)))


23/9/2007 ·

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında

küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde

geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gun,dersten

çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp,çağırarak tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem

almaya karar verir.Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru
yaklaşırken, kapısının önüne çıkar onları durdurur ve:
"Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz.Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden.Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler

çıkarmaktan hoşlanırdım,bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz.Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 5 lira vereceğim"der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara söyle der:
"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece
2,5 lira verebilirim."Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler
gürültüye.Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları: "Bakın" der,"Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 1 lira verebilirim, tamam mı?""Olanaksız" der içlerinden biri,"Günde 1 lira için

bu işi yapacağımızı sanıyorsanız,yanılıyorsunuz.Biz işi bırakıyoruz."
 

Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::